SENDE ÖĞRET ONA...



Ana ve babadan sonra bireyin öğrenmesi ve gelişmesindeki en büyük katkıyı öğretmen ve eğitimciler sağlamaktadır.Bireyin şekil alması ana ve babadan sonra okullaşma ile başlar. “Yatırımların en büyüğü insana yapılandır” düşüncesiyle hareket edilerek,bu yatırımlar pratikte uygulanmalı ve gösterilmelidir.Bireyler ancak gelişmiş ve eğitimli toplumlarda mutlu ve özgüven bilinci ile gelişebilirler.Bir toplum eğitim ve öğretime ciddi  manada önem vermiyorsa bilinmelidir ki o toplumun sonu gözyaşıdır,yoksulluktur,hüsrandır  yada başkalarının egemenliği altına girmektir.      Bu nedenledir ki; çağdaş, medeni ve eğitimli bir toplum olmak için öğretmen ve eğitimcilere büyük görev ve sorumluluklar düşmektedir. Cebini değil,beynini dolduran bireylerin yetiştirilmesi için örnek kişilikli öğretmenlere ihtiyaç vardır.Ama,maalesef şimdiki eğitim hedef konulmadan,ciddiyetten yoksun bir şekilde yürütülmeye çalışılmaktadır.
     Bir kısım öğretmenler ek iş yaparak görevini ihmal etmekte,bir kısmı ise daha iyi maddi imkanlar karşılığında özel okullarda veya dershanelerde çalışmaktadır.Bu durum kaliteyi düşürdüğü gibi eğitimdeki aksamaları da meydana getirmektedir.Doyumsuzluk yani,”Rabb bana,hep bana” zihniyeti toplumun değer yargılarını zedelediği gibi öğrenciler üzerinde de kötü izler bırakmaktadır.
     Plinius:“En büyük ders insanın kendi hayatıdır” der. Yaşam güllerle donatılmış çiçekli yolardan yürümekten ibaret değildir. Kendini geliştirmeyen yetersiz kişilik beraberinde yalakalık yapmayı,küçük menfaatler karşılığında el pençe durarak,her yol mubahtır anlayışına sahip olmayı getirir.Ki bu yol beraberinde onursuzluk ve ahlaksızlığa da götürür insanı!
     Bu noktada öğretmen öğrencilerini öz evlatları gibi görerek her zaman model olmalı; özverili,çalışkan,üretken,mücadeleci,paylaşımcı,yaratıcı bireyler yetiştirerek topluma kazandırmalıdır.Aksi taktirde medeni ülkelerin seviyesine gelmek hayalden ibaret olur.
     ABD’nin 16. Efsanevi Cumhurbaşkanı Abraham LİNCOLN’un çocukluğu yoksulluk içinde geçmiş,doğru dürüst okula bile gidememişti,küçük yaşta babasıyla birlikte ormanlarda kereste biçmiş,nehir gemilerinde çalışmış,kurmuş olduğu işinde başarısız olmuş,yasama seçimini kaybetmiş,26 yaşında eşi ölmüş,ruhsal bunalıma girmiş,kongre seçimlerini kaybetmiş,ardından senato seçimlerini kaybetmiş,bulunduğu başkan yardımcılığı seçimini kaybetmiştir.Yaşamı boyunca sürekli bu yenilgilere karşı direnmiş ve bu direngenliğiyle azmin zaferini kazanarak 52 yaşında Amerika Birleşik Devletlerine başkan seçilmiştir.
     Abraham Lincoln’ün 150 yıl önce oğlunun öğretmenine yazdığı mektup önemli mesajlar veriyor. Geleceğin yetişkin bireylerini bu mektupta ne güzel anlatmış Lincoln…
     Bizde diyoruz ki; sayın öğretmenlerimiz sizde aşağıdaki mektupta belirtilen değerleri öğretin çocuklarımıza!  
 

     ÖĞRET ONA… 

     Öğrenmesi gerekli biliyorum,tüm insanların dürüst ve adil olmadığını
Evet,150 yıl sonra bu mektup geçerliliğini koruyor değil mi!? 
 



26 Ekim 2007 Cuma 00:00

http://www.siverekgenclik.com/yazar/sende-ogret-ona-270.html