Siverek Haber

Siverek Haber

YENİ NESİL BİZİ DOĞRU BULACAK MI?


25 Mart 2010 Perşembe 00:00
YENİ NESİL BİZİ DOĞRU BULACAK MI?

İnsan davranışlarını, düşüncelerinin veya duygularının etkisinde kalarak gerçekleştirir Duygu ve düşünceleri değiştikçe davranışları da değişir Biz buna pedagojide öğrenme diyoruz.  Davranışlarda zamanla duygu ve düşünceleri değiştirmeye başlar İnsan İnandığı gibi yaşamaz ise zamanla yaşadığı gibi inanmaya başlar Toplum mühendisleri de, toplumun davranış istikametini değiştirmek için, önce düşünce istikametini sonra duygusal istikametini değiştirerek, davranış biçimimizi değiştirmeye çalışırlar
Sözde bazı toplum mühendislerinin zihniyetine göre, ahlakı verecek "çağdaşlık" alacaktık Kadim kültürümüzü verecek, "uygarlık" alacaktık Ahlak ve din çağdaşlaşmanın, ilerlemenin önündeki en büyük engeldi Zincirlerimizi kırmalı ve özgürleşmeliydik Düşünce istikametini bozmak için "biz"i biz yapan tüm değerlerimizden soyunmalı, kimliğimizi, kişiliğimizi yıkmalıydık Bunun için, eğitimi sekülerizme kaydırıp çağdaş olacaktık  Eğitim sistemimiz kendi değerlerini inkâr edilip, yerine Avrupa'dan alma ikame değerler konulmaya çalışıldı. Çok şükür ki buda tutmadı Değersiz, kimliksiz, kişiliksiz bir sistem oluştu Kimliğini o kadar inkâr ki, bir nesil başını örtükleri için üniversitelerinin kapısından içeri giremedi, dinini ve dilini öğrenen yurttaşlar, emniyete, orduya, memuriyete alınmadı. Bu ülke beyaz Türklerin bayrağının çekildiği bir adaya döndürüldü.
Toplumun davranış istikametini değiştirmenin ikinci ayağı olan duygu istikametimizi değiştirmesi için, göze hitap eden televizyon, boyalı basın, kulağa hitap eden şarkı türkü eğlence dünyası, mideye hitap eden içki, kumar gibi araçlar kullanıldı Televizyon sayesinde daha çocuk yaşta, artistler, futbolcular, geveze yaşantıların sevilmesi istendi Çıplaklık küçük yaşta zihinler kodlanarak normalleştirildi, mafya dizileriyle, şehir eşkıyalığı, racon kesme tek yolmuş gibi özendirilirken, genç kızlar eve erkek arkadaşını davet edip babasıyla tanıştırıldı filmlerde. Ve bu da halkın gerçek kültürüymüş gibi lanse edildi. Yediği üzümün parasını bağa asan bir nesilden nerelere geldik.
 
Elbette herkesin planları olduğu gibi Hakkında planları vardı. Ve kader adalet edecekti bir gün. Kardelenler filizlerini bazen zemheride açtılar. Bazen donup tükendiler. Bazen her türlü fırtına ve soğuk karşısında direndiler yeni filizler yetiştirip oluk oluk kokular akıttılar. Peki bu süreç içerisinde şu an  neler yapabiliriz? Yeni nesiller bizi doğru bulacak mı? Yanlışlarımız üzerine yeni yanlışlar mı bina edecekler? Yoksa eski mazlum yeni zalim rolünü mü oynayacaklar? Bilemiyoruz.
 İlahi mahkemenin bilirkişisi de olmak istemem ama, acizane diyebilirim ki; çocuklarımızın bizi doğrulaması için en azından şunları yapabiliriz.
1-Çocuklara sağlam bir aile tasavvuru  ve yaşayarak erdemli olmada rehberlik edebiliriz. Çocukların henüz ergin  olmadığı devrede, ona anlattığımız şeylerin hiç birisi, ömür boyu hatırından, kafasından, kalbinden çıkmayacaktır Çocuklarımıza, güzel ahlakı ibadet olarak  öğretmeliyiz. Öğretirken de çocuğun yaşına göre tedrici davranılmalıdır Çocuklara İnsan ve Hak sevgisi aşılanmalı, ödül ve ceza gibi konular 9–10 yaşından sonra öğretilmelidir Çocuğunuz okuldan, oyundan geldiğinde ne öğrenip düşünce dünyasına hangi virüs bulaştırıldığını sohbet ortamında kontrol etmeli, doğrusunu; arkadaş, ağabey ve bir rehber gibi anlatmalıdır.
2-Aile ortamını inandıklarımızın uygulama alanına çevirmeliyiz.
    Çocuklarımıza karşı duygularımız, düşüncelerimiz, sözlerimiz, kalbî hayatımız, davranışlarımız hep örnek olma hedefine bağlanmalıdır Mesela, onların namaz kılmalarını arzu ediyorsak, namazı gözlerinin önünde eda etmeli, onun doğru söylemesini istiyorsak, doğru söylemeli ve yalandan uzak olmalıyız Çocuk yaş itibariyle belli bir seviyeye geldiğinde başkalarının yanında yapmaktan çekindiğimiz şeyleri onun yanında yapmamalıyız.  Biz çocuğun bazı şeyleri anlamadığını sanırız Hâlbuki o, iki yaşında olsa da, fotoğraf makinesi gibi zihnine kaydeder ve zamanla zihinde kaydedilen bu şeyler şuur altına iner Çocuğun yanında uygun olmayan televizyon izlemeniz, çocuğun yanında küfürlü kaba konuşmamız, ailevi konulardaki hassasiyet ve tutumlarınız çocuklarınızın bilinç altına kazınan davranış tutumlarıdır

3-İyi bir çevre ve arkadaş grubu edinmelerinde rehberlik etmeliyiz. Çocuklarımızın güzel huylar edinmesi için, arkadaş çevresinin kimliğini ve kişiliğini gerçekleştirmiş şahsiyetlerden müteşekkil olması gerekir. çünkü çocuklar, kendilerine örnek olacak modeller ararlar Güzel vakit geçirecekleri arkadaşa ihtiyaç duyarlar Çocuğa model olacak onunla ilgilenecek gerçek bir ortamın eksikliği, çocuğu dışarıdan model ve arkadaş bulma çabasına iter Baba veya anne ortamı sağlayabiliyorsa arkadaş ziyaretlerinde yada sohbetlerinde çocuklarını da yanlarında götürüp bunun ilk temelini atabilirler. Şayet çocuğunuz kötü arkadaşlar edinmiş ise çocuğunuza alternatif daha iyi bir arkadaş grubu bulmalısınız, bunu yaparken de kesinlikle eski arkadaşlarını kötülememeli yeni arkadaş gurubunun daha iyi, daha terbiyeli olduğu izahlarında bulunulmalıdır
 
   Bu makaleyi yazarken oğlum Nurullah’ın, ömrümce unutamadığım bir anekdotunu anlatamadan geçemeyeceğim. Nurullah henüz 7 yaşında. Birlikte Ulu Camiıden çıkıyoruz. Cami avlusunda, bir vatandaş yere tükürüp sümkürdü.
Nurullah, “baba bu Müslüman değil mi?” dedi. “Namaz kıldığına göre öyledir dedim.”
Nerden çıktı bu soru dedim. “ Sen hep evde diyorsun ya Müslüman adam yere çöp atmaz, tükürmez, sümkürmez, bu adam yere tükürüyor.
 Başımdan kaynar sular aktı. Bu çocukları cam kavanoz kültürüyle mi eğitiyorum diye. Bunlar yarın toplumun gerçek şahsiyetini kavrayınca neler hissedecekler. Kim bilir? Diye düşündüm. Kendimle çatışırken Doğan CÜCELOĞLU Hoca, imdadıma yetişiyor diyorki;
   “Suya atılan bir taş gibi halka halka kendimizden  başlayarak gelişerek değişecek bu toplum.”
  Selam ve sevgi ile…

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık