Osman İzol

TEVHİD VE ÖZGÜRLÜK ÜZERİNE 2


Osman İzol
8 Ağustos 2011 Pazartesi 00:00
Evet, insanoğlu özgür bırakılmıştır. Yani irade sahibi bir varlıktır. Yapacaklarından dolayı hesaba çekilecektir. Bu da bize şunu gösteriyor: bizler Allaha karşı değil insanlara karşı eşyaya karşı özgürüz.  Peki, buradaki özgürlüğümüzü nasıl kullanmalıyız?

İşte tevhid tam da burada bize yetişiyor. Çünkü tevhid, bir bireyi başka bir bireyin esaretinden bir toplumu başka bir toplumun esaretinden kurtararak onu Allahın egemenliğine sokuyor. Aynı zamanda bireyi ve toplumu, dünyevi olan her şeyin etkisinden kurtararak eşyanın kölesi değil efendisi yapıyor.

Buna göre şöyle diyebiliriz: mutlak anlamda insan özgür olamaz. Zaten insanın böyle bir gücü ve özelliği yoktur. İnsan bu dünyada ya kul olacak ya da köle. İşte tevhid insanın kul olmasını sağlıyor. Tevhidin temel koşulu Allaha şirk koşmamak, aleyhte dahi olsa adil şahitlik yapmak, her türlü zulme karşı durmak ve kurani bir yaşamın oluşması için çabalamaktır. Böyle bir şahitlik kulluk garantisidir.

Konumuzun esasını teşkil eden tevhid bağlamında özgürlüğün insan ve toplum ilişkilerine yansıması konusunda şunu demek mümkündür:  İslam özgürlük dinidir. Bu özgürlüğün teminatı bizzat tevhidi dünya görüşündedir. İslâm'a göre özgürlük, Allah'a kul olmaktır.  İnsanın, hemcinsine boyun eğmesi ağırdır. İslam insanı Allah'a boyun eğemeye davet etmekle, insanı bu ağır durumdan kurtarır. Zaten Allah'a kul olamamış bir insan, neticede mutlaka bir "şey"in kulluğunu bilinçli veya bilinçsizce kabullenmiştir. Her şeyin yaratıcısı Allah olması hasebiyle, onun yarattığı bir şeye kul olmak özgürlük değil, tutsaklıktır.

Bizler genel anlamda tevhide bağlı kaldığımız oranda insanlara karşı, eşyaya karşı, kısacası her türlü esaret ve zillete karşı özgür olabiliriz. Müslümanlar hem birey hem de toplum olarak eğer bir karmaşıklık ve çelişki içerinde isek bu bizim tevhid ile kurduğumuz ilişkinin kopukluğuyla alakalı bir durumdur.

İslam dünyasının geneline baktığımızda en büyük sorunun tevhid sorunu olduğunu göreceğiz. Bu gün Müslümanlar birbirlerini anlamıyorlar. Anlamak isteyenler ya emperyal güçler tarafından ya da bizzat Müslüman olarak bilinen devlet liderleri, hükümetler ve bir takım kurumlar tarafından engellenmektedirler. Ve bu durum genel anlamda esareti doğuruyor.

Tevhidi anlamamak, ona yönelmemek: esareti, sömürgeciliği, köleliği ve kula kulluğu beraberinde getirir. İşte İslam dünyasının en büyük sorunu budur. Özgürlük dediğimiz şey, İslam dünyasının tamamının yabancılaştığı bir kavramdır.

Müslümanlar arasındaki ilişkilere baktığımızda, büyük boşlukların olduğunu göreceğiz. Müslümanlar birbirlerini anlamıyorlar. Mezheplerinden dolayı, guruplarından dolayı, Irklarından dolayı, renklerinden dolayı ve dillerinden dolayı bizzat diğer Müslümanlar tarafından, kimileri hor görülmekte, kimileri sırf bir ırktan olduğu için apaçık bir şekilde öldürülmektedir.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
#
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık