Mustafa Karadağlı

    Mustafa Karadağlı

    [email protected]

    Başarılı çocuklar

    16 Temmuz 2021 - 15:45

    Bana, veliler sık sık şu soruyu soruyorlar:

    Çocuğum neden diğer akran akraba çocukları gibi değil? 

    Çocuğum neden diğer kardeşleri gibi başarılı değil?

     Çocuğum neden verdiğim terbiyeyi almıyor?  

    Çocuğumun tüm isteklerini yerine getirmeme rağmen neden başarılı değil?

    Bu soruların ardı arkası kesilmez. Bunlar sadece birkaçı. Henüz okuma yazma sorununu halledememiş çocuğunu, Türkiye birincisi bir öğrenciyle kıyaslayıp “ nesi eksik ondan, yediği önünde yemediği arkasında” diyeni bile gördüm…

    Bir zamanlar çiçek meraklısı bir arkadaşın aynı çiçeğin dalından koparıp bana verdiği üç çiçek dalını üç farklı büyüklükteki saksıya ekmiştim. Çiçekleri odamın üç farklı yerine yerleştirmiştim. İki hafta sonra çiçekler yavaş yavaş canlanıp serpilmeye başlamıştı.  Pencereye yakın bıraktığım saksının çiçeği olağan derecede gür, yaprakları daha mor ve parlak iken, pencerenin karşı tarafına yerleştirdiğim ve az güneş alan saksının çiçeği ise pencereye yakın bıraktığım çiçeğe nazaran yaprakları daha az mor ve daha az gür, kapının eşiğine bıraktığım çiçek ise yaprakları yeşilimsi, küt ve solgun olarak büyüyordu. Toprak aynı toprak, kök aynı kök olmasına rağmen, saksının büyüklüğü ve saksının güneşe göre konumu çiçeklerin şeklini tamamen değiştirmişti. 

    Uzmanlar sağlıklı bir bitki için şu şartları ileri sürerler: Sulama, sıcaklık, oksijen ve ışık. Bu dört ana unsur iyi olmazsa bitkilerden istenen verim elde edilemezmiş. Dikkat edersek, bu unsurlar aynı zamanda insan içinde vazgeçilmez temel ana unsurlardır ve bunlardan mahrum büyümüş çocuklar, her yönden pek sağlıklı çocuklar değildir ne yazık ki. 
    Velilerimiz, her zaman çocuklarının en iyisi olmasını istiyor doğal olarak. Çünkü giderek zorlaşan hayat şartları belki de onları bu düşünceye sürüklüyor haklı olarak. Fakat unuttukları bir konu da var ki farkında değiller. Fıtrat.

     Ben her seminerimde mutlaka şunu dile getiririm: 

    “ Anne ve babalar çocuk sahibi olmadan önce mutlaka bir eğitimden geçmelidir. En küçük elektronik bir cihazın bile kullanma kılavuzu varken anne babaların çocuk yetiştirme kılavuzunun olmaması bence büyük bir eksiklik.” 

    Anne ve babalar çocuklarını kulaktan duyma bilgilerle ve çevredeki çocuklarla kıyaslayarak büyütüyor ne yazık ki. Özellikle bizim coğrafyada çocukların biraz sert mizaçlı olmasında annelerin çocuk yetiştirme tarzı son derece etkilidir kanımca. Okuma yazması olmayan ve şehirde yaşayan bir annenin 11 çocuğunu nasıl eğittiğine şahit olmuştum bir zamanlar. Bu anne tamamen şiddete dayalı bir sistemle ve babasına şikâyet ederek çocukları eğitmeye çalışıyordu. Ee doğal olarak şiddetle büyüyen bu çocuklar, şiddete meyilli bir canavara dönüşmüştü. Evden ve mahalleden kavga eksik olmuyordu.
    Eskiden çocuklar büyükleriyle büyüme şansına sahipken, apartman kültürüyle iyice yalnızlaşan çocuklar, neredeyse akraba kavramlarını unutmuş gibiler. Şu da bilimsel bir gerçek ki; çocuklar erken yaşta ne kadar çok yüz tanırsa, ne kadar çok insan sesiyle muhatap olursa, ne kadar fazla misafirle tanışırsa, ne kadar fazla doğal ortamda büyürse ve ne kadar fazla kitap okursa o derece de zeka  seviyeleri gelişebilir. 

    Velilerimizin unuttuğu bir nokta da IQ (intelligence quotient) seviyesidir.  Zekâ katsayısı veya zekâ seviyesi, zekâyı ölçme amaçlı birkaç farklı standartlaştırılmış testlerden çıkarılan değerler olarak tanımlayabileceğimiz bu seviye, parmak izi gibi herkeste farklı farklıdır. Zeka seviyesi yüksek bir anne ve babanın çocuklarının da zeka seviyesinin yüksek olacağı kesin değildir; ama ihtimal dâhilindedir de. Zeka seviyesi düşük bir anne ve babanın çocuklarının da düşük zekalı olacağı kesin değildir…

     Bizim velilerin dediklerine bakarsak hepsi, çocuğunun zeki olduğunu fakat ders çalışmadığını dile getirmektedir. Bunu nereden anladıklarını sorduğumda da genelde cevapları şunlar oluyor; “cep telefonunu benden iyi kullanıyor, babasının arabasını kullanabiliyor” oluyor. Keşke velilerimiz, bunlar üzerinden değerlendirmese çocuğunu; daha çok ilgi alanı üzerinde değerlendirseler ve zekanın ne olduğunu araştırıp öğrenseler. Bir kere IQ bir Allah vergisi, bunu kabul edelim. Göz rengi gibi, parmak izi gibi, uzun boy-kısa boy gibi, ten rengi gibi bir şeydir IQ. Genlerle aktarılır, fakat yukarıda belirttiğim örnekteki gibi fiziki ortam ve beslenme şekli bunu ilerlete de bilir gerilete de…

     Zeki bir çocuk uygun ortamda yetişmezse körelebilir. Fakat vasat bir zeka seviyesine sahip bir çocuk da iyi bir ortamda daha da zeka seviyesini geliştirebilir.  Gezi ve incelemeler, çok kitap okumak, yaparak yaşayarak öğrenme şekilleri, ailedeki sağlıklı ortam, sağlıklı ve dengeli beslenme ve en önemlisi de sevgi kişinin zeka seviyesini ilerletebilir. 

    Değerli anne ve babalar, lütfen çocuklarınızı artık başkalarıyla kıyaslayarak yıpratmayın. Her bir insan farklı bir alem, farklı bir madendir. Bakır madeninden altın çıkmaz. Kaygılanmayın altın madeni de hiçbir zaman bakıra dönmez.

    Çocuğunuz iyiyse ve elinizdeki imkanlar dahilinde gerekeni yapıyorsanız o çocuk yönünü bulacaktır mutlaka. Ham maddesi ne ise ona saygı gösterelim ve bir uzmandan yardım alarak ona göre yönlendirelim çocuğumuzu. Çocuklar mutlu oldukları işi yaparlarsa ömür boyu sevdiği işi yapmış olacaklardır. Sizin zorlamanızla seçeceği meslek onun fıtratına ters gelirse mevcut fıtratını da bozabilir.  Her madenin, her fıtratın güzel bir tarafı mutlaka vardır. Düşünün! Tamamı zekilerden oluşmuş bir dünya ne kadar renksiz ve zevksiz; tamamı aptallardan oluşmuş bir dünyada ne kadar çekilmez olurdu.  

    Siz, siz olun çocuğunuzun fıtratına saygı duyun. Kendinizin gerçekleştiremediği idealleri, neden çocuklarınız gerçekleştirsin? Çocuğunuzu gönderdiğiniz özel okullar, özel  dershaneler size çocuğunuzu zeki gösterebilir; fakat bu, gerçeği sadece belli bir süre gizleyebilir onu zeki yapmaz. Geçen gün çocuğu 8. Sınıfta okuyan bir veliyle konuştum, oğlunun okuldaki not ortalaması 90 üzeriymiş, fakat lise giriş sınavında sıfıra yakın bir puan çekmiş çocuk.    

    Onun için çocuklarınızı bir uzman yardımıyla birlikte eğitmeye çalışın. Tabii ki önce kendinizi eğitin. Göreceksiniz ki çocuklarınız da doğal olarak eğitilecektir. Allah çabalarınızı görendir ve her çaba bir duadır onun için Allah mutlaka karşılığını verecektir.  
    Selam ve muhabbetle…

    Bu yazı 439 defa okunmuştur.

    FACEBOOK YORUMLAR

    YORUMLAR

    • 0 Yorum